REHBER / ÇATI ·
Çatı aktarma ne zaman gerekir?
Çatıdaki her akıntı aktarma gerektirmez; çoğu, birkaç kiremidin ya da bir birleşimin onarılmasıyla çözülür. Aktarma ise çatının altındaki ahşap ve yalıtım yorulduğunda gerekir.
Tavanda bir su lekesi belirdiğinde ya da kış yağmurlarında çatı arasından damla sesi geldiğinde akla ilk gelen şey genellikle “çatıyı aktarmak” oluyor. Oysa çatıdaki her sorun aktarma gerektirmez. Bu yazıda onarım ile aktarma arasındaki farkı, aktarmanın gerçekten gerektiği durumları ve bunun için doğru zamanı anlatıyoruz.
Çatı aktarma nedir?
Çatı aktarma; kiremitlerin sökülmesi, sağlam olanların ayrılması, altındaki ahşap karkasın, çatı altı kaplamasının ve su yalıtımının elden geçirilmesi, ardından kiremitlerin yeniden döşenmesidir. Kırık ya da eksik kiremitler aynı tipte yenileriyle tamamlanır. Yani aktarma bir “yeniden kurma” değil, çatıyı açıp içini yenileyip tekrar kapatmaktır.
Yeni çatıda ise ahşap karkas da dahil her şey baştan yapılır. Aktarma ile yeni çatı arasındaki seçim, çatı karkasının durumuna bağlıdır.
Onarım yeterli olduğunda
Akıntıların önemli bir kısmının nedeni çatının tamamı değil, belirli noktalardır:
- Kırık ya da kaymış birkaç kiremit: Fırtına, kar ya da çatıya çıkan biri kiremitleri kırabilir ya da yerinden oynatabilir.
- Mahya: Çatının tepesindeki mahya kiremitlerinin harcı zamanla dökülür, rüzgâr altından su sokar.
- Baca dibi: Baca ile kiremidin birleştiği yer, en sık akıntı yapan noktalardan biridir.
- Dereler: İki çatı yüzeyinin birleştiği oluklarda biriken yaprak ve bozulan kaplama suyu içeri verir.
- Tıkalı oluk: Taşan oluk, suyu saçağın altına ve duvara yönlendirir.
Bu durumlarda sorun yerinde onarılır; birkaç saat ile bir iki gün içinde çözülür. Çatının geri kalanı sağlamsa aktarma önermiyoruz.
Aktarmanın gerektiği işaretler
- Ahşapta çürüme: Çatı arasında mertek ve latalarda yumuşama, kararma ya da mantar görüyorsanız, su uzun süredir ahşaba ulaşıyor demektir.
- Çökme ve dalgalanma: Dışarıdan bakıldığında çatı yüzeyinde çukurlar, dalgalanmalar ya da sarkan saçaklar karkasın yorulduğunu gösterir.
- Yaygın kiremit bozulması: Kiremitlerin büyük kısmı çatlamış, dökülmüş ya da yosun tutmuş ve su emiyorsa, tek tek değiştirmek artık ekonomik değildir.
- Çok sayıda akıntı noktası: Bir akıntıyı onarınca başka yerden su geliyorsa, sorun tek bir noktada değil demektir.
- Çatı altı yalıtımı yok: Eski çatıların çoğunda kiremidin altında su yalıtım örtüsü bulunmaz. Kiremidin altına kar ve yağmur tozu girdiğinde onu durduracak bir katman yoktur.
- Isı kaybı: Kışın üst katlar ısınmıyor, yazın çok ısınıyorsa, aktarma sırasında çatı arası yalıtımı eklemek büyük fark yaratır.
Neden erken davranmak önemli?
Çatıdan giren su önce ahşaba, sonra tavana, sonra duvara ulaşır. Küçük bir akıntı zamanında onarıldığında ucuza çözülür. Birkaç kış beklendiğinde aynı akıntı, çürümüş bir mertek, kabarmış bir tavan ve küflenmiş bir duvar olarak geri döner. Bu yüzden yılda bir kez, tercihen sonbaharda, çatıyı ve olukları kontrol ettirmenizi öneriyoruz.
Aktarma için en doğru zaman
Çatı aktarma, çatının günlerce açık kalmasını gerektirir. Bu yüzden en uygun dönem, yağışın az olduğu ilkbahar sonu, yaz ve erken sonbahardır. Kırklareli’de kasım ayından sonra yağışlar ve rüzgâr artar; kışın aktarma ancak acil durumlarda, havaya göre günlük bölümler açılıp kapatılarak yapılır.
Kış ortasında akıntı yaşıyorsanız, önce geçici bir onarımla suyu kesiyor, kalıcı işi havanın uygun olduğu döneme planlıyoruz.
Aktarma sırasında neler eklenebilir?
Çatı açılmışken yapılabilecek işler, sonradan yapılmalarına göre çok daha kolay ve ekonomiktir:
- Çatı altı su yalıtım örtüsü
- Çatı arası ısı yalıtımı
- Yeni oluk ve iniş boruları
- Çatı penceresi
- Baca dibi ve mahya detaylarının yenilenmesi
Çatınızın onarımla mı yoksa aktarmayla mı çözüleceğini öğrenmenin en iyi yolu, birinin çatıya çıkıp bakması. Keşif ücretsiz; çatıyı fotoğraflarla size gösteriyor, seçenekleri fiyatlarıyla birlikte anlatıyoruz.